Google’ın AI Mode’unun SEO’ya Etkisi | AI Mode Kullanıcı Davranışı Araştırması

13 dakika

Dünyanın en büyük AI görünürlük veri setini kullanan Profound, markaların LLM’lerin sevdiği, derinlemesine araştırılmış, doğru ve önceden optimize edilmiş içerikler üretmesine yardımcı olur.

  • Marka sesiniz, ürün bilgileriniz ve yönergelerinizle birebir uyumlu içerikler üretin
  • Manuel denetime gerek kalmadan tutarlı ve güvenilir sonuçlar elde edin
  • LLM’lerde görünürlüğü artıracak şekilde akıllı optimizasyon sağlayın

AI Mode’daki Hangi Unsurlar “Optimize Edilebilir”?

AI Mode içinde, her biri farklı işlevlere sahip birkaç ayrı görünürlük alanı bulunuyor:

  • Satır içi metin linkleri (inline text links / inline links):
    • AI Mode metninin içinde yer alan, tıklandığında kullanıcının keşif yapabilmesi için sağ panelde bir özellik açan linklerdir. Çok nadir durumlarda, bu linkler harici bir sayfayı yeni sekmede açabilir.
  • Link ikonları:
    • Sağ taraftaki panelde kaynakları gösteren gri link ikonlarıdır.
  • Atıf listesi yan paneli (citation listings sidebar):
    • AI Mode’un kaynak aldığı, görsel küçük resimler içeren harici linklerin listesi. Sağ kolonda görünür. Link ikonuna her tıklandığında bu liste yeniden karıştırılır.
  • Alışveriş paketleri (shopping packs):
    • Klasik organik aramadaki alışveriş carousellerine benzer. AI Mode metin çıktısının sol panelinde yer alır.
  • Yerel paketler (local packs):
    • Klasik organik aramadaki harita destekli yerel paketlere benzer. AI Mode metin çıktısının sol panelinde görünür (alışveriş paketlerine oldukça benzer).
  • Merchant card (satıcı kartı):
    • Alışveriş paketinde bir seçim yapıldığında açılır ve satıcının detaylı incelemesini sunar.
  • Google Business Profile (GBP) Kartı:
    • Yerel paketten bir merchant card tıklandığında sağ tarafta görünür. Tıklandığında, GBP kartı detaylı olarak açılır.
  • Harita gömülü alanı (map embed):
    • Arama isteğine veya prompta uygun çözümleri gösteren yerel harita.

AI Mode’da En Büyük Etki Faktörü: Marka Güveni

Son birkaç aydır sürekli olarak AI Mode ve AI Overviews’ta marka güveni ve otoritenin her zamankinden daha önemli olduğunu vurgulanıyor. Bunun nedeni gerçekten doğru olması ve hâlâ yeterince ciddiye alınmaması.

“AI Mode bir etki (influence) oyunuysa, kullanıcı kararları üzerindeki en büyük etki güvendir.”

Hedefiniz çok net olmalı:

  1. Markanız hedef kitleniz tarafından güvenilir algılanmalı
  2. Markanız AI Mode çıktılarında görünür olmalı

Çalışmada Katılımcılara Verilen 7 Görev

Katılımcılar aşağıdaki görevleri yerine getirdi:

  • Liquid Death (içecek markası) hakkında insanlar ne diyor? İçecekleri sana hitap ediyor mu?
  • Yalnızca iki seçenek var: Oura Ring 3 veya Apple Watch 9. Hangisini seçerdin ve neden?
  • Küçük işletmeler için Ramp kredi kartı ile Brex Card karşılaştırması yapıyorsun. Hangisi daha iyi görünüyor? Bir işletmenin kart değiştirmesini ne tetikler: ücret detayları mı, uygunluk şartları mı, ödüller mi?
  • AI Mode’daki “Ask Anything” kutusuna “Su geçirmez kanvas çanta satın almama yardım et” yaz. İhtiyacına en uygun ürünü seç (kamera çantası, tote, spor çantası vb.).
  • Satıcının sayfasına git, sepete ekle ve işlemi burada sonlandır.
  • Ücretli dil uygulamaları ile ücretsiz olanları karşılaştır. Hangi durumda ödeme yapardın? Hangi ürünü seçerdin?
  • Büyük bir şehirde bir arkadaşını ziyaret ediyorsun. Hangisine gidersin:
    • Sanal gerçeklik (VR) arcade
    • Akıllı ev showroom’u 
  • Küçük bir masada çalışıyorsun ve kablolar çok dağınık. AI Mode’da şunu sor:
    “Cihaz kabloları masamı çok karıştırıyor. Bugün bunu çözmek için ne satın alabilirim?” En iyi ürünü seç, harici sitede sepete ekle ve görevi bitir.
Google AI Modeunun SEOya Etkisi 1

Kullanıcıların Karar Anındaki Gerçek Yorumları

Katılımcıların alışveriş kararları sırasında söylediklerinden bazıları:

  • “Birini seçeceksem, muhtemelen Duolingo’yu seçerim çünkü daha önce kullandım. Diğerlerinden emin değilim.”
  • “Tamam, REI ile gidiyoruz iyi bir marka.”
  • “Markayı bilmiyorum… o yüzden tereddüt ediyorum.”
  • “Rosetta Stone’a daha çok güveniyorum.”

Çıkarım Çok Net

Kablolar gibi basit ve faydacı ürünler söz konusuysa, kullanıcılar genellikle fiyat ve bulunabilirliğe göre karar veriyor.

Ancak bunun dışındaki çoğu kategoride marka farkı çok büyük.

Katılımcıların tepkileri, ürünle ne kadar aşina oldukları ve ürünün ne kadar karmaşık algılandığı ile doğrudan şekillendi:

  • Basit ve tanıdık ürünlerde (kablo düzenleyici, kanvas çanta gibi), AI Mode çok net olmasa bile kullanıcılar mevcut bilgilerine dayanarak rahatça karar verebildi.
  • Daha az tanıdık veya daha soyut kategorilerde (Liquid Death, dil uygulamaları, Ramp vs. Brex gibi), tereddüt ciddi şekilde arttı ve kullanıcılar çoğunlukla önceden bildikleri markalara yöneldi.

Sonuçta Olanlar ve Kazanılanlar

AI Mode’da kazananlar:

  • Tanıdık,
  • Güvenilir,
  • Tekrar tekrar karşılaşılan markalar.

Bu yüzden AI Mode’da görünürlük yalnızca “oraya çıkmak” meselesi değil. Güven inşa etmiş bir marka olarak orada bulunma meselesi.

AI Mode kullanılabilirlik çalışmamız şunu gösterdi: Marka aşinalığı yoksa, kullanıcılar ya pazar yerlerine yöneliyor ya da AI Mode çıktısını okumaya devam ediyor.

AI Mode metnini okumaya devam etme konusuna gelince: Görevlerin ezici çoğunluğunda (248 görevin 221’i, ~%89), katılımcıların ilk fark ettiği ve etkileşime geçtiği şey AI Mode metni oldu.

Bu bulgu şunu net biçimde gösteriyor: AI Mode’un metin çıktısı, görsel unsurların tamamından çok daha baskın ve dikkat çekici bir giriş noktası.

Satır İçi Metin Linkleri, Link İkonlarını Geride Bırakıyor

Google’da VP Product Search görevindeki Robby Stein, kısa süre önce X’te şunu söyledi:

“İnsanların, AI Mode yanıtlarının içine gömülü linkleri gerçekten tercih ettiğini ve neye tıkladıklarını ve nerede derinleşmek istediklerini daha iyi anladıklarında bu linklere tıklama olasılıklarının daha yüksek olduğunu gördük.”

Verilerimiz, Google’ın bu tercihi neden yaptığını doğruluyor. Ancak aşağıdaki bulgulara geçmeden önce, terimleri netleştirelim:

  • Satır içi metin linkleri (inline text links):
    • AI Mode metninin doğrudan içinde yer alan gerçek URL hyperlink’lerdir. Robby Stein’ın yukarıdaki alıntıda kastettiği link türü budur.
  • Link ikonu (link icon):
    • Kullanıcıların üzerine geldiğinde kaynakları gösteren gri link ikonu.
  • Yan panel / sidebar:
    • AI Mode’un sağ tarafında yer alan, zengin snippet ve kaynakların listelendiği alan.
Google AI Modeunun SEOya Etkisi 2

Bu ayrımlar önemli; çünkü kullanıcı davranışı ve etkileşim bu üç öğe arasında anlamlı biçimde farklılaşıyor.

Yapılan çalışmalarda, satır içi metin linklerinin, sağ taraftaki atıf (citation) paneline kıyasla yaklaşık %27 daha fazla tıklama aldığını gördük.

Bunun nedeni oldukça net: Satır içi linkler, kullanıcıların doğrulamak istediği metnin veya iddianın tam içinde yer alıyor. Buna karşılık, link ikonları bağlamdan kopuk hissediliyor ve kullanıcıdan bir tür bağlam değişimi talep ediyor.

İnsanlar gezinme için metne veya butonlara tıklamaya alışık; ikonlara tıklamak ise sezgisel gelmiyor. Bu da, satır içi linklerin doğal olarak daha fazla etkileşim almasını sağlıyor.

Bu bulgu özellikle önemli; çünkü Google satır içi linkleri varsayılan hale getirirse, AI Mode’daki site dışına tıklamaların artması muhtemel.

Buradaki En Büyük Çıkarım Ne?

Link ikonları içinde yer alan bir atıf, AI Mode metninin gövdesinde yer alan satır içi bir link kadar değerli değil.

Bunu özellikle vurgulamak gerekiyor; çünkü pek çok SEO ve pazarlamacı, link ikonu atıflarında herhangi bir görünürlük elde etmenin markalar veya müşteriler için anlamlı bir değer yarattığını varsayabiliyor.

Elbette, aramanın bu yeni çağında zahmetle kazanılmış her organik görünürlüğün bir değeri olduğunu savunurum. Ancak bu kullanılabilirlik çalışması, link ikonu atıflarının ziyaretçi davranışı üzerinde neredeyse hiçbir gerçek etkisi olmadığını gösteriyor.

Dolayısıyla, sektörde ve özellikle müşteriler nezdinde bu varsayımı düzeltmek, yapılması gereken akıllıca bir hamle.

Google AI Modeunun SEOya Etkisi 3

Local Pack’ler, Haritalar ve GBP Kartları: Daha Fazla Veriye İhtiyaç Var

Bir diğer dikkat çekici bulgu:

Çalışmaya katılan kullanıcıların gerçekleştirdiği geçerli görevlerin yalnızca %9,6’sında bir Local Pack (yerel paket) görüntülendi. Google Business Profile (GBP) kartı ise test senaryolarının neredeyse tamamında fiilen yoktu.

Daha da çarpıcı olanı: Çalışmadaki arama görevlerinin yalnızca %3’ünde, herhangi bir biçimde GBP kartı görünürlüğü tespit edildi.

Bu da, AI Mode bağlamında yerel sonuçların, harita yerleşimlerinin ve GBP kartlarının rolünü net şekilde anlamak için henüz yeterli veriye sahip olmadığımızı gösteriyor. Bu alanlar, şu aşamada güçlü varsayımlar yapmak için değil, yakından izlenmesi ve ek araştırmalarla doğrulanması gereken alanlar olarak değerlendirilmeli.

En dikkat çekici nokta şu oldu: Her zaman görünür olmasalar da, GBP kartları SERP üzerinde etkileşim yaratmada ilginç ve önemli bir rol oynadı. Kullanıcılar bu kartları genellikle çok hızlı taradı, ancak buna rağmen sıklıkla tıkladı.

GBP kartlarının varlığı; aynı bağlamlarda harici linkler ve merchant kartlarıyla etkili şekilde rekabet ediyor gibi görünüyor. Oysa ki bu unsurlar, aynı senaryolarda çok daha az kullanıldı.

Bununla birlikte, burada gözlemlenen kullanıcı davranışı paylaşılmaya değer ve anlamlı olsa da, önemli bir noktayı kabul etmek gerekiyor. Çalışmadaki arama görevlerinden yalnızca biri, açık biçimde yerel veya coğrafi niyet taşıyordu.

Bu nedenle, coğrafi niyet içeren arama görevlerinde davranış kalıplarını netleştirmek için daha fazla veriye ihtiyaç var. Ancak mevcut bulgular ışığında, SEO’lar şunu rahatlıkla hesaba katabilir: iyi optimize edilmiş bir Google Business Profile (GBP) kartı, bu özelliğin yüksek etkileşim oranları nedeniyle son derece değerli olabilir.

E-ticaret SEO’cuları Rahat Olsun: Alışveriş Görevlerinde Harici Tıklamalar Var

Tıklamalar nadir ve çoğunlukla işlemsel. Görev başına harici tıklamaların medyanı sıfırdı. Evet, doğru okudunuz: Sıfır. Oturumların %77,6’sında harici bir site ziyareti gerçekleşmedi. Çünkü durum “kullanıcılar neredeyse hiç tıklamıyor” kadar basit değil.

Harici tıklamalar, görevin işlemsel olup olmamasına bağlı. Arama görevi alışverişle ilgiliyse, harici tıklama olasılığı %100 çıktı.

Bu çalışmada Shopping Pack’ler, görevlerin %26’sında göründü ve göründüklerinde, ekrandaki örnekte olduğu gibi, 65 vakanın 34’ünde tıklandılar.

Özetle: Bilgi amaçlı görevlerde tıklamalar gerçekten sınırlı. Ancak alışveriş niyeti devreye girdiğinde, kullanıcılar harici sitelere gitmekten çekinmiyor. Bu da e-ticaret SEO’ları için son derece net ve rahatlatıcı bir sinyal.

Şunu da unutmamak gerekir: Çalışmadaki katılımcılardan, alışveriş sürecinin tüm adımlarını tamamlamaları istendi. Yani bir ürüne karar vermeleri ve sepete eklemeleri beklendi. Bu da, çalışma ortamı dışında gerçek hayatta yüksek satın alma niyeti olan bir kullanıcının davranışına oldukça benzer.

Buna karşılık, arama görevi bilgilendirici ve işlemsel olmayan nitelikte olduğunda, AI Mode çıktısı dışındaki kaynaklara yapılan harici tıklamaların sayısı neredeyse sıfırdı. Çalışmadaki tüm görevler genelinde bu durum tutarlıydı.

Alışverişle İlgili Görevlerde Gözlemlenen Yaygın Davranış Akışları

Alışveriş niyeti olan görevlerde kullanıcı davranışı genellikle şu dizilerden biriyle ilerledi:

  • Shopping Pack tıklandı → Merchant Card pop-up açıldı (28 kez)
  • Satır içi metin linki tıklandı → Merchant Card pop-up açıldı (17 kez)
  • Yalnızca sağ panel tıklandı (15 kez)

Shopping Pack’ler, kullanıcıların satın alma niyeti olduğunda en sık tıkladığı öğeler arasında yer alıyor. Bir paketteki tek bir ürüne tıklamak, o ürüne ait detaylı görünümü (Merchant Card) açar.

Bunun arkasındaki mantık oldukça basit olabilir: Görseller içeriyorlar ve temel UX prensiplerine göre, insanlar görsel olan yerlere tıklamaya daha yatkındır.

Sorular Yeni Arama Alışkanlığı ve İlginç Bir Davranış Kalıbını Ortaya Koyuyor

ChatGPT ve benzerlerinin ortaya çıkmasından bu yana, kullanıcıların konuşma diline dayalı aramaları giderek daha fazla benimsediği bir sır değil. Bu AI Mode çalışması bunu bir kez daha doğruladı. Ancak veriler, bunun ötesinde ilginç bir bulguyu da ortaya çıkardı.

Toplam 250 görev içinde:

  • %88,8’inde promptlar AI sohbet botu tarzında, yani konuşma diliyle sorulmuştu
  • %11,2’si ise klasik anahtar kelime bazlı arama sorgularına benziyordu

Bu doğrulama, kullanıcıların açık ara farkla eski “arama dili” yerine sohbet tabanlı etkileşimleri tercih ettiğini gösteriyor.

Google AI Modeunun SEOya Etkisi 4

Ancak Veride Fark Edilen Alışılmadık Durum Farklıdır

Sorgularını konuşma diliyle ifade eden kullanıcılar, harici web sitelerine çok daha yüksek oranda tıklama eğilimindeydi.

Bu oldukça ilginç; çünkü şu anlama da gelebilir: AI tabanlı aramaya daha aşina ve deneyimli kullanıcılar, bilgiyi doğrulamak veya derinlemesine incelemek için daha fazla tıklama yapıyor olabilir.

Bu, ortaya atılabilecek hipotezlerden yalnızca biri. Bir diğer olası açıklama ise şu:

Bir kullanıcı bir soruyu bilinçli şekilde yazarak formüle ediyorsa, bilgi ararken de daha temkinli davranıyor olabilir. Bu da, AI Mode’un “kapalı bahçesi” dışına çıkıp farklı kaynaklara bakma isteğini tetikliyor olabilir.

Bu davranış kalıbı, markanız için geliştirdiğiniz arama personalarını da doğrudan etkileyebilir.

Veriler, uzun ve konuşma diliyle yazılmış sorguların neden harici tıklamalarla daha güçlü şekilde ilişkili olduğunu kesin olarak açıklamıyor. Ancak bu korelasyon, göz ardı edilemeyecek kadar dikkat çekici.

AI Mode’un Büyüme Pazarlamacıları İçin Gündeme Getirdiği Zor Sorular

AI Mode, aramanın ekonomisini yeniden yazıyor. Artık güven, aşinalık ve etki, doğrudan trafikten daha ağır basıyor.

SEO ekiplerinin, yalnızca mavi link tıklamalarını ya da atıf/gösterim artışlarını değil; marka ivmesini ölçmesi gerekiyor. AI Mode görünürlüğünü, uzun vadeli marka otoritesi için bileşik bir fırsat olarak düşünün Günlük al-sat (day trading) değil, değer yatırımı gibi.

Soru: Attribution (katkı/paylaştırma) modellerine ne oluyor?

AI Mode çalışması, bulguların attribution modellerini ciddi şekilde zorladığını net biçimde ortaya koyuyor; ancak şu soruları doğrudan yanıtlamıyor:

  • Etkiliyor ama anında tıklama getirmeyen içeriklerin ROI’sini nasıl ölçersiniz?
  • Bir kullanıcı AI Mode’da markanızı görüp 2 gün sonra sizi doğrudan ararsa, bunu nasıl izlersiniz?
Google AI Modeunun SEOya Etkisi 5

CodeAd’in Düşünceleri

Gerçek şu ki, pazarlama attribution’ı genel olarak zorlaşıyor:

  • Ücretli kanallar, kampanyaları kitlelerle eşleştirmek için daha fazla AI kullanıyor; bu da şeffaflığı azaltıyor.
  • Organik kanallar, kullanıcıyı siteye göndermeyen kapalı ekosistemlere dönüşüyor.
  • Kullanıcı yolculukları giderek karmaşıklaşıyor (farklı cihazlar, farklı zaman aralıkları, çoklu etki noktaları).

Kendi deneyimlerimize dayanarak yaptığımız tahmin şu: Pazarlama çabalarının (LLM trafiği dahil) %20–50’si “dark traffic” olarak geliyor; yani teknik olarak Direct görünüyor, ama aslında öyle değil.

Yine de izleyebileceğimiz bazı proxy’ler var

  • AI Mode optimizasyonlarından sonraki 7 gün içinde:
    • Branded search hacmi artışı
    • Atıf (citation) sayısı
    • Dönüşüm oranı (CVR)
  • AI Mode görünürlüğü arttığında, buna paralel Direct traffic sıçramaları
  • “Bizi ilk nereden duydunuz?” sorusuna AI Mode / Google AI gibi açık seçenekler eklemek
  • Holdout testleri:
    • Atıf aldığınız pazarlar ile almadığınız pazarları karşılaştırın
    • Organic + Direct dönüşüm oranlarını kıyaslayın

Özetle: AI Mode çağında attribution daha bulanık, ama tamamen ölçülemez değil. Doğru proxy’lerle, etkiyi makul bir doğrulukla izlemek hâlâ mümkün.

Google AI Modeunun SEOya Etkisi 6

Soru: Yayıncılar özelinde, tıklama almadan yalnızca atıf (citation) almanın iş modeli etkileri neler?

  • Yayıncılar, trafik olmadan görünürlüğü nasıl paraya çevirecek?
  • AI Mode, reklam destekli içerik modellerini öldürüyor mu?
  • AI Mode’un uzun vadeli gelir modeli ne olabilir?

CodeAd’in Düşünceleri

Ortaya çıkan üç temel model görüyorum:

  1. Lisanslama / API anlaşmaları
    1. İçeriği doğrudan AI şirketlerine satmak (ör. Reddit–Google $60M anlaşması, News Corp–OpenAI ortaklıkları vb.)
  2. Sponsorlu atıflar (Sponsored citations)
    1. Atıf listelerine ücretli dahil olma (kaçınılmaz — ve aslında şimdiden başlamış durumda)
  3. Marka reklamcılığına pivot
    1. Tıklama oranı (CTR) yerine farkındalık / etki (influence) metriklerini satmak

Kimler İçin Tehlikeli?

Çeşitlendirilmemiş, orta segment yayıncılar için bu tablo öldürücü olabilir:

  • Premium yayıncılar (NYT, WSJ):
    → Paywall + lisans anlaşmalarıyla ayakta kalıyor
  • Niş uzmanlar:
    → Newsletter, eğitim, danışmanlık gibi modellerle para kazanıyor
  • Sadece programatik reklama dayanan hacim oyuncuları:
    → Büyük ihtimalle zorlanacak

Kabul Edilmesi Gereken Bulgular

Bu durumun tamamı AI kaynaklı değil. Yayıncılık sektörü 2008’den beri zor bir süreçte:

  • İnsanlar haberleri gazetelerden çok sosyal medyadan alıyor
  • Google, AI’den çok önce haberleri ayrı alanlara taşıdı
    (Top Stories, Discover, News sekmesi)
  • Pek çok yayıncı kendi kitlesini inşa etmeyi ihmal etti
  • Bazıları da SEO’yu zayıf veya yanlış uyguladı

Google’ın AI Mode Gelir Modeli Konusunda Neden Daha Az Endişeliyiz?

  • AI Mode’da tıklamalar sıfıra yaklaşıyor — işlemsel niyet yoksa
  • Daha az ama daha nitelikli tıklama = reklamveren tıklama başına daha fazla öder
    → Uzun vadede CPC’den CPA’e (edinme başına maliyet) geçiş olası
  • Google’ın sponsorlu alışveriş kartları / reklamlar göstermesi muhtemel
  • Gemini Advanced kullanıcıları zaten aylık $20 ödüyor — tıklamadan bağımsız
    → Zamanla power user ve enterprise API için daha fazla katman sunulabilir
  • Google, AI Mode içinde tamamlanan satın alımlardan %3–5 komisyon alabilir

Özetle: Yayıncılar için oyun zorlaşıyor; özellikle sadece trafik ve reklam hacmine dayananlar için. Ancak Google açısından, AI Mode’un para kazanma yolları hâlâ oldukça geniş ve büyük olasılıkla tıklamaya daha az bağımlı bir geleceğe doğru gidiyoruz.

Soru: Arama niyeti (search intent) veya içerik kümeleri (content buckets) kavramı nasıl değişecek?

Bu gerçekten çok iyi bir soru; çünkü bana göre kullanıcı niyetinin 4 klasik grubu (bilgilendirici, işlemsel vb.) uzun zamandır yetersiz ve güncelliğini yitirmiş durumda.

Bu noktada, efsanevi OpenAI makalesi “How people use ChatGPT” içinde yer alan AI kullanıcı niyeti tanımını oldukça faydalı buluyoruz. Çalışma, niyetleri şu geniş gruplar altında topluyor:

  • Üretken görevler (Generative tasks): %6
  • Diğer: %4,6
  • Yönlendirme / rehberlik (Guidance): %28,3
  • Bilgi arama (Seeking information): %21,3
  • Kendini ifade etme (Self-expression): %4,3
  • Teknik yardım: %7,5
  • Yazma (Writing): %28,1

Bu grupların her birinin altında ayrıca 3–5 adet alt grup bulunuyor ve bunlar da ayrı ayrı oldukça ilgi çekici.

Bizim görüşümüze göre, bu grupların %35,5’i, insanların geleneksel olarak Google’da yaptığı klasik arama görevleriyle örtüşüyor:

  • Nasıl yapılır / how-to tavsiyeleri: %8,5
  • Sağlık, fitness, güzellik: %5,7
  • Bilgi arama: %21,3
Google AI Modeunun SEOya Etkisi 7

Asıl Kırılma Noktası Nerede?

Burada kritik olan şu: Biz, “eski” niyet kavramını, artık konuşma tabanlı bir arayüze uygulamaya çalışıyoruz.

Niyet kavramı bu yeni dünyada hâlâ geçerli. Ancak artık statik değil, çok daha akışkan (fluid).

  • Google aramasında:
    • Net bir niyetle başlarsınız, sonuçlar arasında gezersiniz ve bir noktada “son cevabı” bulursunuz (AIO çalışmasına bakabilirsiniz). Oturum biter.
  • Chatbot’larda:
    • Süreç bir diyalogtur. Bot size yeni sorular sorar, farklı bakış açıları sunar, sohbet devam eder. 

Bu da şu anlama geliyor: Konuşma ilerledikçe, yeni ürünler keşfetme ya da bir ürün/hizmete ihtiyaç duyduğunuzu fark etme ihtimali çok daha yüksektir.

Bunun Sonucunda Ne Oldu?

Artık yalnızca ilk promptu izlemek yeterli değil. Aynı zamanda kullanıcıların hangi takip sorularını sorabileceğini de düşünmemiz gerekiyor.

Bu noktada:

  • People Also Ask (Kullanıcılar Bunları da Sordu)
  • Bu modüldeki soruları takip eden araçlar

son derece yardımcı olabilir.

Özetle: Niyet hâlâ var, ama artık tek adımlık bir etiket değil, konuşma boyunca evrilen bir süreç.

Soru: Gerçek gelir / iş etkisi ne?

Bu AI Mode çalışması şunu net biçimde ortaya koyuyor: Görünürlük ≠ tıklama, ancak görünürlük = etki = satış olduğunu da henüz kanıtlamıyor.

Bu, AI Mode optimizasyonuna yatırım yapıp yapmama konusunda karar veren her yönetici için milyon dolarlık soru.

Editörün Düşünceleri

Şu aşamada, AI sohbet botlarında anılmanın (mention) ne kadar değerli olduğu konusunda kesin bir hüküm vermek mümkün değil.

Bildiğimiz bazı gerçekler var:

  • Şirketler, bugün organik trafiğin yaklaşık %5’ini AI kanallarından alıyor.
  • LLM’lerin temel amacı siteye trafik göndermek değil; kullanıcıya platform içinde iyi bir yanıt vermek.

Bu yüzden trafik, etkiyi ölçmek için doğru metrik değil. Geriye bahsedilme (mention) kalıyor. 

Ama şu soru hâlâ açık: Sadece anılarak alıcıları ne kadar etkileyebiliriz?

Önümüzdeki Güçlü Sinyaller Neler Olabilir?

  • ChatGPT’nin yeni alışveriş entegrasyonu
    • Bu özellik e-ticareti doğrudan etkiliyor olsa da, buradan çıkacak sonuçların diğer sektörlere de sirayet edeceğini düşünüyoruz. Bu entegrasyon, gerçek değer konusunda önemli bir sinyal verecek.
  • Reklamlar
    • ChatGPT’nin hiç reklam içermediği bir gelecek göremiyoruz.
      Ve reklamverenler; nerede göründükleri üzerinde kontrol ve ölçüm şeffaflığı olmadan para harcamaz.

Şimdilik gerçekçi çerçeve şu:

Bu noktada yapılan yatırım, geleceğe yönelik bir bahis.

O yüzden tekrar vurgulayalım:

AI Mode optimizasyonunu, kısa vadeli kazanç peşinde koşmak (day trading) gibi değil;
uzun vadeli değer yatırımı (value investing) gibi düşünmek gerekiyor.

Getirisi zamanla ortaya çıkacak ama oyunun dışında kalmanın bedeli çok daha yüksek olabilir.